Avrupa Parlamentosu’ndan Türkiye’ye Kürt Sorunu ve Demokrasi İçin Kapsayıcı Çözüm Çağrısı
Avrupa Parlamentosu (AP), 2025 yılı Türkiye raporunda Kürt sorununun çözümüne yönelik önemli mesajlar verdi. Raporda, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “yapıcı yaklaşımı” ve PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı silah bırakma çağrısı “memnuniyet verici” ve “tarihi bir fırsat” olarak nitelendirildi. AP, bu gelişmelerin Meclis öncülüğünde, siyasi, sosyal, demokratik ve güvenlik boyutlarını içeren kapsayıcı bir çözüm süreci başlatılması için önemli bir zemin oluşturduğunu belirtti. Ayrıca, DEM Parti heyetinin İmralı Cezaevi’ni ziyaret etmesi ve partinin diğer siyasi partilerle yürüttüğü istişareler de olumlu adımlar arasında gösterildi.
AP raporunda, Kürt meselesinde yeni çözüm girişimlerinin umut verici olduğu belirtilirken, Türkiye’de siyasi partiler ve muhalefet üyeleri üzerindeki baskıların arttığı, Ekrem İmamoğlu ile bazı belediye başkanlarının gözaltına alınmasının “olağanüstü kaygı verici” olduğu ifade edildi. Bu tür uygulamaların, “meşru rakiplerin seçimlerde aday olmasını engellemeye yönelik politik motivasyonlu hamleler” olduğu ve Türkiye’nin “tam anlamıyla otoriter bir modele itildiği” savunuldu.
Rapor ayrıca, Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyesi olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını uygulama yükümlülüğüne dikkat çekti. Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ hakkındaki AİHM kararlarının uygulanmaması nedeniyle Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nde ihlal prosedürleriyle karşı karşıya olduğu belirtildi. AB Komisyonu ve üye devletlere, AİHM kararlarına uyumu Türkiye’ye sağlanacak mali yardımlar için ön koşul haline getirme çağrısı yapıldı.
Katılım Müzakereleri ve Yeni İlişki Modeli
AP, Türkiye-AB katılım müzakerelerinin 2018’den bu yana fiilen durduğunu hatırlatarak, mevcut siyasi ve hukuki koşullar nedeniyle sürecin ilerleyemediğini vurguladı. Katılım sürecinin, Kopenhag kriterlerine tam uyum ve tüm AB üyesi devletlerle ilişkilerin normalleşmesine bağlı olduğu belirtildi. AP, iki taraf arasında daha yakın, dinamik ve stratejik bir ortaklık için mevcut Ortaklık Anlaşması’nın modernizasyonu ve güçlendirilmesi yönünde yeni ilişki modelleri üzerinde düşünülmesini önerdi.
Türkiye’nin bölgesel istikrar, göç yönetimi, terörle mücadele ve enerji güvenliği gibi alanlarda stratejik öneme sahip olduğu vurgulanan raporda, yeşil dönüşüm, ticaret, enerji, modernize edilmiş gümrük birliği ve vize serbestisi gibi iş birliği alanlarının geliştirilmesi önerildi.
Dış Politika ve Kıbrıs Meselesi
Raporda, Türkiye’nin dış politika tercihleri eleştirildi; Ankara’nın Mavi Vatan doktrini, AB’nin Rusya yaptırımlarına uymaması, Rusya ile artan ticareti ve Akkuyu Nükleer Santrali gibi projeleri örnek gösterildi. Kıbrıs meselesinde ise, iki toplumlu ve iki bölgeli federasyon çözümü vurgulanırken, Türkiye’nin iki devletli çözüm önerisi “kabul edilemez” olarak değerlendirildi. Ayrıca, gümrük birliğinin güncellenmesinin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tanınması şartına bağlandığı belirtildi.
Vize Serbestisi ve İnsan Hakları
Vize serbestisi için Türkiye’nin hâlâ altı kriteri karşılamadığı belirtilirken, süreçte ilerleme için bu kriterlerin tamamlanması gerektiği vurgulandı. AP, özellikle ticari faaliyetler ve Erasmus programları için vize prosedürlerinin kolaylaştırılmasını desteklediğini açıkladı.
Raporun 7 Mayıs Çarşamba günü AP Genel Kurulu’nda tartışılması bekleniyor.
05/05/2025