Mürekkep Kokusunda Sekiz Yıllık Sessiz Emek

Sana Yassen 05/01/2026

Şirvan Oktay Görer

Diyarbakır’da, bölgenin tek gazete matbaasında makineler hiç susmaz. Gürültü, mürekkep kokusu ve ağır metal parçaların arasında zaman akıp giderken, çoğu gözden kaçan bir emek var. O emeğin sahiplerinden biri de Süleyman Ergün.

Sekiz yıldır bu matbaada çalışan Ergün’ün yolu buraya bir tesadüfle değil, aileden gelen bir bağla düşmüş. Matbaanın kokusunu ilk kez çocuk yaşlarda içine çeken bu bağ, zamanla bir mesleğe, ardından da bir hayata dönüşmüş. “Aile vesilesiyle geldim. Amcam bu işi yapıyordu, onun vesilesiyle devam ettirdik” diyen Ergün, matbaacılığın kendisi için sadece bir iş olmadığını söylüyor.

Dışarıdan bakıldığında matbaacılık; yorucu, zahmetli ve sabır isteyen bir iş. Gece gündüz demeden, baskı saatlerine göre şekillenen düzensiz bir tempo… Ancak Ergün tüm bu zorluklara rağmen yaptığı işten şikâyetçi değil. “Ben memnunum” diyor ve duraksayıp ekliyor: “Tavsiye eder miyim derseniz… Zaten bizden başka yapan da yok. Ama ben yaptığım işten mutluyum.”

Gazetelerin okura ulaşmadan önceki son durağı olan bu matbaa, aynı zamanda bölgenin nabzının attığı yerlerden biri. Manşetler, haberler, fotoğraflar makinelerden birer birer akarken; çoğu zaman isimleri bilinmeyen emekçiler o sayfalara hayat veriyor.

Sana Yassen

05/01/2026