İHD’den Barış Süreci Uyarısı: Silahsızlanma Tek Başına Yeterli Değil

Kanal8 7 saat önce

Sidar Basut

İnsan Hakları Derneği (İHD), kamuoyunda tartışılan ve PKK militanlarının silahsızlanmasını odağına alan yasa hazırlıklarına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Uluslararası deneyimlere ve yakın dönemde gerçekleştirilen çalıştay ve konferans sonuçlarına dikkat çekilen açıklamada, silahsızlanmanın tek başına kalıcı barış getirmeyeceği; sürecin hukuki, siyasi ve toplumsal boyutları içeren kapsamlı bir Silahsızlanma, Terhis ve Yeniden Entegrasyon (DDR) modeliyle yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

"Tek Taraflı Silahsızlanma Güvenlik Riski Yaratır"
Dünyadaki Kolombiya, Kuzey İrlanda, Nepal ve Aceh gibi barış süreçlerinden örnekler verilen açıklamada, silah bırakma adımlarının hukuki ve siyasi güvencelerden bağımsız düşünülemeyeceği ifade edildi. Müzakere edilecek çerçevenin yalnızca örgüt mensuplarını kapsamaması gerektiği belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:

"Kanunlaşması beklenen yasanın yalnızca örgüt militanlarını değil, çatışma döneminde oluşturulan köy koruculuğu sistemi ve diğer paramiliter yapıları da kapsaması gerekir. Aksi halde tek taraflı bir silahsızlanma, yeni güvenlik riskleri ve çatışma sürecinde oluşmuş husumetlerin yeniden canlanması riskini beraberinde getirecektir."

Demokratikleşme, Kayyumların Sona Ermesi ve Yasal Güvenceler
İHD, sürdürülebilir bir çatışmasızlık ortamı için paralel demokratik adımların atılmasının şart olduğunu kaydetti. Açıklamada öne çıkan somut talepler ve öneriler şöyle sıralandı:
Demokratik Normlar ve Yargı Kararları: Kayyum politikalarına son verilerek belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının derhal uygulanması sürece olan güveni artıracaktır.
Kapsamlı Statü Düzenlemesi: Silahlı militanlar, cezaevindeki tutuklu ve hükümlüler ile yurt dışındaki kişileri kapsayan açık bir hukuki statü tanımlanmalıdır. Sivil hayata katılımın tek taraflı "pişmanlık" şartına bağlanmasının toplumsal kabulü zorlaştıracağı vurgulandı.
Siyasi Aktörlerin Katılımı: Sürecin kilit siyasi aktörlerinin müzakerelere katılımı, iletişim imkanları ve hukuki statüleri güvence altına alınmalıdır.

Bağımsız Ulusal DDR Komisyonu Önerisi
Sürecin şeffaf ve denetlenebilir yürütülmesi amacıyla kurumsal mekanizmaların önemine işaret eden dernek, bağımsız bütçeli ve teknik kapasitesi yüksek bir Ulusal DDR Komisyonu kurulmasını önerdi. Ayrıca muhalefet, sivil toplum ve uluslararası teknik uzmanların yer alacağı bağımsız bir izleme ve doğrulama mekanizmasının acilen hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Geçiş Dönemi Adaleti ve Sivil Toplumun Rolü
Yeniden entegrasyonun yalnızca ekonomik değil; psikolojik, sosyal ve siyasal yönleriyle ele alınması gerektiği aktarılan metinde; kadınlar, gençler ve engelli bireylerin özel ihtiyaçlarının gözetilmesine dikkat çekildi. Geçiş dönemi adaletinin kamu görevlileri dahil tüm tarafları kapsaması gerektiği; aksi takdirde "galibin adaleti" algısının oluşarak yeni kutuplaşmalara yol açabileceği uyarısı yapıldı.
Açıklama, "Bugün Türkiye'nin önündeki temel soru artık yalnızca 'Silahlar nasıl bırakılacak?' değildir. Asıl soru, silahların bırakılmasını mümkün kılacak güvenin, hukukun ve demokratik kurumların nasıl inşa edileceğidir" ifadeleriyle son buldu.

Kanal8

7 saat önce