Doğan: çerçeve yasa tarihi bir adımdır
Haberin Özeti
- DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, çerçeve yasa teklifini demokratik gelecek için tarihi bir imkan olarak nitelendirdi
- Doğan, yasanın Kürt sorununu bir anda çözmediğini ancak demokratik siyaset için yeni bir hukuki zemin kurduğunu vurguladı.
- Yasanın önceki düzenlemelerden temel farkı, pişmanlık yerine silah bırakma sonrası kolektif bir yaklaşım içermesi.
- Toplantıda Kürdistan Bölgesi'nin Barış Süreci'nin başarısında önemli ve olumlu bir rol oynadığı belirtildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, haftalık basın toplantısında "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" hakkında kritik değerlendirmelerde bulundu ve atılan adımları tarihi bir imkan olarak nitelendirdi.
Öne Çıkan Açıklamalar ve Dikkat Çeken Konular
Yeni bir başlangıç: Doğan, yasanın Kürt sorununun tüm boyutlarını bir anda çözmediğini ancak son derece kritik bir başlangıç olduğunu belirtti. "Bu düzenleme bütün sorunları bir anda çözen nihai bir düzenleme değil; bir başlangıç" diyen Doğan, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında geleceği birlikte inşa etmek için tarihi bir kapının aralandığını, bu imkanın büyütülmesi gerektiğini kaydetti.
Önceki yasalardan farkı: Doğan, geçmişte çıkarılan düzenlemelerin bir bölümünün bireysel kopuş, etkin pişmanlık, itiraf veya bilgi verme anlayışı üzerine kurulduğunu ve çözüm getirmediğini vurguladı. Bu teklifin ise ilk kez silahlı çatışmadan demokratik hayata geçişi ayrıntılı ve öngörülebilir bir hukuk prosedürüne bağladığını söyledi.
Komite ve komisyonların rolü: Doğan, yasada öngörülen komite ve komisyonların kurulmasına destek verdiklerini belirterek, bu mekanizmaların riskleri ortadan kaldırdığını ve silahlı çatışmadan siyasi ve demokratik yaşama dönüş yolunu kolaylaştırdığını ifade etti.
Kürdistan Bölgesi'nin rolü: DEM Parti Sözcüsü, Türkiye'deki Barış Süreci'nin başarıya ulaşmasında Kürdistan Bölgesi'nin son derece önemli, yapıcı ve olumlu bir role sahip olduğunu vurguladı.
Bilgilerinize
DEM Parti Sözcüsü'nün açıklamaları, partinin yeni hukuki zemine karşı pragmatik ve sorumlu bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor. Bireysel pişmanlık paradigmasından kolektif hukuki tanıma geçiş ile Kürdistan Bölgesi'nin bölgesel desteği ve rolü, sürecin sürdürülebilirliğine olan güveni artırıyor ve demokratik siyaset alanının genişlemesinin önünü açıyor.
Daha Fazlası: Sizin İçin Seçtiklerimiz
Sürekli güncellemeler için Kanal8'i takip edin:
2 saat önce