Bakırhan: Bir kefeye silah bırakıldıysa, diğer kefeye hukuk bırakılmalıdır
Haberin Özeti
- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, süreçte karşılıklı adım çağrısı yaparak "Bir kefeye silah bırakıldıysa, diğer kefeye hukuk bırakılmalıdır" dedi
- Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu'nun Abdullah Öcalan'ın koordinatörlüğünde bir an önce çalışmaya başlamasını istedi
- Fon vurgunu iddialarında iktidarın sessizliğini ve Fatma Betül Sayan Kaya'nın adının geçtiği dosyaları eleştirdi
- Basına yönelik erişim engellerini, belediye operasyonlarını ve kadın cinayetlerini iktidar politikalarının sonucu olarak değerlendirdi
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin yeni yasama yılındaki ilk TBMM Grup Toplantısı'nda sürecin ilerlemesi için karşılıklı adım atılması çağrısında bulunarak iktidardan artık somut adım beklediklerini söyledi.
Öne Çıkan Açıklamalar ve Dikkat Çeken Konular
Barışın terazisi ve Öcalan'ın rolü
Bakırhan, "Barışın terazisinin iki kefesi vardır. Bir kefeye silah bırakıldıysa diğer kefeye hukuk konulmalıdır" dedi ve "Tek kefesine yük binen bir terazi doğru çalışmaz, doğru tartmaz" diye ekledi. Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu'nun bir an önce Öcalan'ın koordinatörlüğünde çalışmaya başlamasını isteyen Bakırhan, bunun için Öcalan'ın özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanması gerektiğini belirtti. Çerçeve Yasa kapsamında kurulan komisyonların çalışmalarının sonuçlarını görmek istediklerini de vurguladı.
"Bir somut adım bin sözden iyidir"
Kürtçedeki bir sözü hatırlatan Bakırhan, "Bir somut adım bin sözden iyidir. Biz de artık somut adım bekliyoruz" dedi. Kurulun bu tarihi sorumluluğu yerine getirebilmesi için iktidarın ve devletin cesur ve ciddi adımlar atmasının zamanının geldiğini söyledi.
İktidara eleştiriler
Fon vurgunu iddialarında iktidarın sessiz kaldığını söyleyen Bakırhan, adı dosyalarda geçen Fatma Betül Sayan Kaya'nın mal varlığına el konulup konulmadığını sordu. AK Parti içindeki isimlerin yargı tarafından görülmediğini, buna karşın gençlerin bir şaka nedeniyle gözaltına alındığını ve SPK Başkanı'nın hala görevde olduğunu belirtti. T24'e, Mezopotamya Ajansı'nın Kürtçe hesaplarına ve EngelliWeb'e getirilen erişim engellerini de eleştiren Bakırhan, eylül ayında gazetecilerin tutuklanmasını ve Mersin ile Eyüpsultan belediyelerine yönelik operasyonları iktidarın yasakçı yaklaşımının sonucu olarak değerlendirdi.
Kadın cinayetleri ve 6-8 Ekim
Son 10 günde 6 kadının öldürüldüğüne dikkat çeken Bakırhan, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin, yasaların uygulanmamasının ve cezasızlık politikasının failleri cesaretlendirdiğini söyleyerek "Kadın cinayetleri politiktir" dedi. 6-8 Ekim olaylarının yıl dönümünde hayatını kaybedenleri anan Bakırhan, gerçek faillerin bulunmasını istedi ve Kobani Davası'nda siyasetçilerin tutukluluğunun sürmesini hukuksuz bir karar olarak nitelendirdi.
Bilgilerinize
Bakırhan'ın konuşması, DEM Parti'nin barış süreci ile basın özgürlüğü, ekonomik kriz ve kadın hakları gibi gündelik sorunları birbirinden ayrı görmediği mesajını veriyor. Barış adımlarının yasal güvenceye kavuşturulması ve Öcalan ile Meclis'in resmi rolünün artırılması talebi, Kürt siyasi hareketinin önceki süreçlerde yaşanan yasal dayanaktan yoksun hataların tekrarlanmasını istemediğini gösteriyor.
3 saat önce