Uçum: Sürecin adı çözüm süreci değil geçiş sürecidir
Haberin Özeti
- Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, sürecin adının "çözüm süreci değil geçiş süreci" olduğunu vurguladı
- Uçum, İmralı'daki yeni mekanın Öcalan'ın rolüne uygun bir çalışma ortamı için yapıldığını, bunun serbest bırakma ya da imtiyaz olmadığını söyledi
- Sürece yönelik "aksatma girişimlerini" eleştiren Uçum, 2026 bitmeden MGK kararının alınması için herkesi çaba göstermeye çağırdı
- Yeni anayasanın etnik ve kimlik siyaseti üzerinden müzakere edilmeyeceğini belirtti
Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, AA Analiz için kaleme aldığı yazıda Terörsüz Türkiye'ye geçişin artık engellenemeyeceğini söyledi.
Öne Çıkan Açıklamalar ve Dikkat Çeken Konular
"Çözüm süreci değil geçiş süreci"
Uçum, "Daha önce ifade ettiğimiz gibi Terörsüz Türkiye hedefine yönelik sürecin adı çözüm süreci değil geçiş sürecidir. Geçiş sürecinde çok önemli bir mesafe alındı" dedi. Uçum, geçişin tamamlanmasıyla Türkiye'nin yükselişinin başlayacağını ve büyük reformlar dönemine adım atılacağını belirterek sürece farklı anlamlar yüklemeye çalışanların bir an önce gerçekle yüzleşmesi gerektiğini söyledi.
Erteleme nasıl işleyecek
Uçum, 7595 sayılı Kanun'un 18 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun oluşturulduğunu hatırlattı. Uçum'a göre erteleme uygulamasının devreye girmesi için önce örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve silahların teslim edildiğinin teyidine ilişkin MGK kararının alınıp Resmi Gazete'de yayımlanması gerekiyor. İlanın ardından kapsamdaki kişiler 6 ay içinde başvuru yapabilecek, yargı mercilerinin incelemesi sonrası erteleme kararı verilecek. Erteleme süresinde terör suçu işlenmemesi halinde kişinin durumuna göre takipsizlik, düşme ya da infaz edilmiş sayılma kararı verilecek.
Öcalan'ın statüsü ve İmralı'daki mekan
Uçum, İmralı'da cezaevi binasına bağlı bir ünite olarak yapılan mekanın, Öcalan'ın rolüne ve görevine uygun bir çalışma ortamı oluşturmak için inşa edildiğini söyledi. Vakti geldiğinde Öcalan'ın görüşme çeşitliliğinin de sağlanacağını belirten Uçum, bu imkanları serbest bırakma ya da imtiyaz gibi değerlendirenleri iyi niyetli olmamakla eleştirdi. Uçum, Öcalan'ın özgürlüğü gibi konuları öne çıkararak süreci aksatmaya çalışanların da aynı şekilde sorunlu bir yaklaşım içinde olduğunu savundu.
"Ok yaydan çıktı"
Uçum, DEM Parti'nin yeniden yapılanma sürecine de değinerek bazı çevrelerdeki pozisyon tartışmalarının etnik siyasete savrulmaya neden olduğunu iddia etti. Örgüt yöneticilerini tespit sürecinde ayak sürümekle eleştiren Uçum, "Ok yaydan çıktı ve hedefe varacaktır" dedi ve herkesi 2026 sona ermeden MGK kararının alınması için en yüksek çabayı göstermeye çağırdı.
Yeni anayasa 29. dönemde
Uçum, yeni anayasanın etnik ve kimlik siyasetleri üzerinden müzakere edilmeyeceğini, kapsayıcı ve bütünleştirici bir felsefeyle hazırlanacağını söyledi. 2028 seçimlerine kadar yeni anayasa konusunda bir fikri olgunluğa ulaşılabileceğini belirten Uçum, Meclis'in 29. döneminde yeni anayasanın geniş mutabakatla kabul edilip halkoyuna sunulmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Bilgilerinize
Uçum'un yazısı, DEM Parti'nin hukuki güvence olmadan dönüşün riskli olduğu yönündeki uyarıları ve Öcalan'ın rolüne ilişkin tartışmaların sürdüğü bir döneme denk geldi. Yazı, iktidarın sürece ilişkin resmi yol haritasını ve DEM Parti'ye yönelik eleştirilerini ortaya koyuyor.
46 dakika önce